Uzak

Uzak
Pariste oturmuşum, oh üstüme sağlık.. birde uçak gelse konsa yanağıma, taşısa beni uzaklara
Nasıl mutlu olurum.

Siir

Siir
İçinde bir siir
bacak bacak üstüne atmış.
Beni bekliyor
Bense siirin bana gelmesini bekliyorum..
Peki batan bir gunes
Peki sen
Batan bir anı
Peki ben
Battıkca açılan bir çiçek
Yasamak icini sonsuzuktan çıkan
Paris

hep si

Hep si bir den sen sin..
Sen hep olsan
Sensiz olmuyor

aklıma aklımdan

Uçurum aklıma düşen ilk kelime
ya sen düşseydin bana
aklımdan..

Sair

Sair olmaya çalışan bir gezgin
Masumca yazıyor
Belki kitap olur yazdiklari
Belki peçeteki istek sarkisi

Mutluluklar

Mutluluklar bizim olsun derdim.. ya mutsuzluklar... onlar kalsin.. dertlerini unut beni unutma

Masum

Masum
Uykuya dalmaya calisan bir cocuk
Atlantikten geciyor.. Önüm arkam sobe..

yumak

Nasıl olduğuyla ilgili sorular yumağının icinde bir kedi gibi hissediyorum...

Hep

Hep
Hep benim hep senin
Hep bizim
Yok onlara
Uçurum kenarında
Yastık altında
Seni ariyan gözlerim
Uykuya düşmeden
...
Mutluluk icinde yüzüyorum, 
uçurtmalar uçuyor basımın üstünde..
Altımda bir Deniz
Marti Misali..
Balık mi avlıyorum ne..
Gidiyorum ama bir bilinmezlige
İçimde anlaşılmaz tarifler
Bir yemek kaynatıyorum
Ağzım tatlansın diye
Yapabildigim sadece bu..
Elimden tek gelen
Içimden geçen
Bir yağmur 
nehir gibi akıyor içimden
Neden deli ediyor beni.. delik deşik ediyor icimden geçenler
Akıyor denize
Akıyor okyanusa
Bir Şelalenin son damlaları gibi
İçimde kuruyorlar..
Bir ben
İçimde kalan
İçimde duran....
Suyun üzerinde yansıması. 
Görüyorum.. bir buz olmuş...
suya düsen :)

Ben-siz

Giden bir gemi
Yelkenleri açık
Demir almış bir limandan..
Acılıyor derinlere..
Ben bakıyorum gemiye..
Kimse yok üstünde.
Bir rüyadamıyım diye düşünüyorum
Düsünceler arasında,
ilerleyen bir gemi
Bensiz

Sari

Çok güzel bir kız geciyor,
Merhaba dedim ona
Oda bana
Aramızda bir bag mi oluştu..
Belki
En azindan tulumda karsılaşabiliriz..
Belki..
Sarisin mi sarisin..
Neden boyle
Neden soguk sarisinlari seviyorum yada ilgilimi cekiyor
Gorunus itibariyla buz
Ama  
Geldi sordu bana.
Ne arıyorsun diye..
Deri cantami dedim... ( bazen cantacik demek istemistim :)
Gulumsuyorum..
Karsilasmak dilegiyle..

Kitaplar arasında bir adam
Kalın kalın kalmış

Mavi

Halim yok.
Meksikada bir pizza dükkanında siparişimi bekliyorum..
Vücudum beni taşımıyor artık..
soguk sulardan soguk sulara atladım..
Bir göl, bir magara ve berrak sular..
Mavi mi mavi
Çok korktum..
Derinliklerden
Okyanusda böyle olsa gerek
Derin sular mavinin koyu renkleri
Korkumun sebebi
Karanlık ve Zifiri

Uyku

Uyuyoyorum uykumda
Uyumaya calisiyorum
Bir yer ariyorum uykumda
Uykuya dalmak icin
Uyuyorum uykumda
Emin degulim nerde uyudugumdan
Bir odadamiyim yoksa bir sokakta
Uyaniyorum uykumda
Kendimi bir sokakta buluyorum.
Tekrar uyaniyorum kendimi odamda buluyorum..

Sıcak

Sıcak
Rengi sarı
Bir tül, eşarp
Bedenimi sariyor.
Gökyüzü mavi
Esarpim sarı
Mavi sortum yanımda.
Güneş ve mavi havuz
üstünden
ormana bakıyorum
Çok mutluyum

Bir üçgen

Kelimeler arasinda matematiksel bir eylemin kesismesinde.
Varligiyla doğru

Uçurum

Uçurum
Bir anı..
Yıldızlar altında..
Uzanmış biri.

Hep

Hepsi
Benim
Seninim

beden

Bir beden düşünün
içinde bir başka beden..
Kendiyle barışık bir beden
Sahip oldugum hesey bu
Bedenim ve baska biri
Bir bedende sen

Mutluluk

Mutluluk ulaşılması bir güç element/ his..
Çılgıın bir çoçuk, sokakta yürüyor
Elinde bir top, havaya atıyor
Havada birşeyi yakalar gibi
Top yükseliyor, çocuk gülüyor
Bende bakıyorım topa..
Sanki degiyormuş gibi birşeylere
Sallanan bir otobüs
Boylu boyuna gidiyor
Icinde ben
Bir oyana bir buyana
Dönüyorum.
Gözlerimden akan uyku
Beni derinlere cagiriyor
Pencerede yildizlar, koynumda topluyorum

ben ve o

Bir park düsünün
Icinde ben
Sevgilimi bekliyorum
Simdi yanimda
Oturuyor
bir cati düsünün
Üstünde ben
Sevgilisinden ayrilmis.
Oturuyor

Yol

Yol
Bir uzun bir kisa
Bir engin bir yuksek
Bir diz bir kivrimli
Ilerliyor minibus ..
Radyoda anlamadigim bir dil
Saga sola sallanarak gidiyor bir ben
Yanımda bır kadın
Uyuyor..
Bazen dalıyor bazen açıyor gözlerini..
Mayalardan kalma bir yüzü var..
Nesil olarak yakın sayılırız
Geniş burunlu benim gibi
Maylarda geniş burun asalet sayılırmış
İki asil olarak ilerliyoruz.

Karanlık.

Karanlık...
Bir pencere
Varlığı yokluğu bir
Görünmüyor ötesi
Gözlerimi Kapasam
Görürmüyüm yasamı
Açıkken
görmediğime göre

Yanımda

Yanımda bir kadın
Mutlu mu mutlu
Gülüyor bana
Seviyor beni
Bende ona gülüyorum...
Beni sevmesi için ne yaptım acaba
Fotoğrafımı gösteriyor...
Başımda bir eşarp
Sudan çıkmış bir balık gibi ıslak

Kızgın

Kızgın bir adam balkonda oturuyor
Karsısında palmiye ağaçları
Balkon betondan
Kalbide oyle..
Kizgin uyandi bu sabah
Gecede kızgındı
Aciklayamiyor kendine
Neden kizgin oldugunu
Oylece Oturuyor balkonda
Oylece zaman geciriyir
Bir yudum viski rahatlatır
Diye disunup iciyor
Icindeki kizginlik dinmiyor
Ickiyi birakiyor
Oturmayıda

Dün olanlara dair

Uçurum kenarında bir durmuşum
Beklenmedik bir şey olmuş
Almış ılacı yutmuşum..

Pavlovun köpekleri

Pavlovun köpekleri
Zil calar kapı acilir..
Köpek havlar..

Umut

Umut
Bir damla su
Icmekle bitmiyor..

ben

Hep kaçtım
Hep saklandım
Hep bir korku
Pençesinde
Kartal olmaya çalışan ben

Mutluluk ve Ben

Mutluluk ve ben
Aramda ilginç ilişki var
Dalgalar ve dolunay gibi
Güneş ve ay gibi
Biri doğarken diğerinin batması gibi
Kırmızıya dönerken gökyüzü
Okyanusun maviliği
Dalgalar hepsini alıp götürüyor
Oturmuş bekliyorum
hava güneşli
Okyanus ötede
Bense geride
Bir gölgede
Bir Kapının açılışında

Kelimeler

Kelimeler
Bir dalganın çarpıntısından çıkan
gürültü
Bense.
Karşıda oturan bir serseri

Boşluk

Boşluk
İçinde herşeyin saklı olduğu
Bir sessizlik

mavi bir rüya

Kac defa aynisini gördüğüm rüya
Tekrar karışımdasın
Mavi eteginle
Çoçukken giydiğini söyledigin
Hala giydiğini görmek
mutlu oldum..

bir sen

Aniden girdin aklima..
Hep gülüşün 
Aniden  girdin hayatıma
Hiç fark etmedim 
Aniden girdin yaşamıma

Hep seni güzel buldum
Tanıştığımızdan beri
Hep sana baktım 
Güzelliğinle mest oldum..
Benimle dalga geçtin sana bakiyorum diye..
Hic düşünmedim sende beni seviyorsun diye
Halada bilmiyorum beni seviyormusun diye..

Ani oldu Hersey..
Soyledim sana..
Öpüştük.
Çok aniydi her şey
Emin olamadım,  tekrar öptüm seni.. 
yine öptün beni..
Çıkarken odadan,  gülüyordun bana.. gülümseyerek ayrıldık birbirmizden.
Hala ayrıyız.

Sen benim gecmisime gittin, beni buldun.
Bense hic tanımadığım diyarlara kendimi bulmak icin..
Şu an seni düşünüyorum ..
Ne zaman seni düşünsem çocuk gibi seviniyorum..
İçimde bir korku yok aslında..
Sen kafdagindaki kızdın, bana dokundun..
Masalım gerçek oldu..
Nasıl mutlu olmayayım..
Hiç olmayacak bir şey, gerçek oldu..

Ben mi.. 
seni düşünmeden edemiyorum..
Çıkmıyorsun içimden..
Yüzünü bir daha görmediğim halde
Kendime itiraf edemedigim aşkımsın..
Aşk böyle birsey olmali..  heyecandan dibe vurmak gibi..
Kilitlenmek gibi..

Dedim ya korkmuyorum.
Daha cesur oldum..
Tek bir cesaretim var
Oda sana doğru adım atmak..
Uzun saçların var
Uzun mu uzun
Güzel mi güzel..
Başını arkaya atışını görüyorum, hayal ediyorum.. 
gülümsemeni düşünüyorum .

Çiçekle mi gelsem sana...

Yıllar önce sana hediye ettigim öpüşen iki biblo gibiyiz.. 
dudaklarımız birbirine değmiş.. uçlarında mıknatıs var.. ayırmak zor onları..
Seni düşünüyorum gözlerim kapalı..
İçim sımsıcak..
Keske bilsen bunları..


14 ocak tulum, Mexico 

gece ve ben

Tüm bunları yazabilmek icin...

Gecenin sonunda elimde bir sigara
masumca oturuyorum, mutlu hissediyorum, hemde çok mutlu.. bir yilbasi hediyesi aldim desem, daha şimdiden..  Güsel gecen bir konser, kendimle ilgili kendime söylediklerim, suan sadece tadını cikartiyorum...)

gecen gün düşünüyorum, ne kadar küçük ekranlarda görsel yapıyorum diye,  ve istediğin seylere dikkat et diyordum,  ve bugün daha büyük bir  ekranla calistim. o sirada bir telefon , sehirin baya büyük tiyatronsuun ön-cephesine görsel yerleştirmem icin aradalar.  gercekten büyük bir ekran benim icin..

23 nisan çocuğu gibi coşkuluyum,

nese doluyor insan...






gece ve ben


gecede durmuşuz, 
geceyle ben
gece bir siir işçi, 
ben icici.

gece ve ben

birde sabahın dördü.. böyle baslmak istememiştim cümleme ama döndü durdu tekrar bilinç atımdan cikti.


yatakan kalkıyorum, kafamda kendimle ilgili düşünceler , iyi hissediyorum, yataktan kalkarken yapmicam dediğim herseyi yapıyorum,
 bir sigar sarıyorum ve bilgisayarimi açıyorum, tüm bunları yazabilmek icin..

hayatim ve ben ve 40 yasim ve yasanlara dair..

Çok ok derin bir konu bir anda aklıma girip , suan parmaklarimin ucundan yazıya dökülüyor.

icim bir tuhaf oldu desem, 40 in sadece bir sayıdan ibaret oldugunu söyledi gecenlerde yaşlı ve tatlı bir teyze...

hakli bir anlamda  ve bir anlamda birseylerin ortasında olmak fikride ağır basıyor, ister istemez bazı sorgular geçiriyor icinde, yasananlara dair ve suanda yasananlara dair..  her zaman bu bilincle hareket etmekte sinirliyor insani, büyüdün sunu sunu yapamazsın gibi bir sınırlama, en kaba tabirle, kocaman adam oldun hala  bazı seylerin pesinden koşuyorsun

kapalı konuştuğum icin affedin bende kendime karşı cok açık degilim ve belki bir süre sonra tekrar acili yaşamlarım kendime ve size.. siz ve ben mi var canim diye espride yapmak isterdim.

Hala bir kapalılık devam ediyor, neyse ben devam edim..

ve ben.. tuhaf hissedigimi söylemeliyim, beklemediğim bir yas desem belki komik olabilir ama 39 yıl sonra hala bunu düşünmemek dahada komik olabilir, o yüzden komik bir tuhaflık yasadigimi söyleyebirim suanki yasimda.. ne mi degisti ?

bir arkadaşım ne istedin de olmadı diye sordu, ben bu halimi, krizimi  anlatırken... durup durup bunu düşünüyorum .. yurtdisina gitmek istiyordun gittin, isini değiştirmek istiyordun değiştirdin, dünyanın her yerinde seni seven insanlar var.. daha ne istiyorsun mahir diye sormuştu..  gülmüştüm.. hala hatirladikca gülüyorum...




Ne

kelimeler arasında
uçurum kenarında  bir dal
salkım söğüt
tenefüs arasında buluşmalar.


uçurtmam


uçuyorum bir aksam...

gece sabahlıyorum bir kaldırım kenarında, bir sacağın altında..

masumca yağmuru izliyorum..








bir pazar

evet bir sonbahar pazarı..
yine soğuk ve yine bir bas dönmesi sonrası yataktan çıkmakla
kahve ve sigara arasında kalmakta cabası

gizli
gizlenmis, saklanmis, arkada kösede…

Kelimeler

safak sökmek üzere..

biarazdan uyumuaya yatamaga gidicem…

gece

yanasimali karanlik

ohh be dünya varmis diye basyalan bir cümleyle cümleme baslamak isterdim..

Uyaniyorum

uyaniyorum, uyumadugum yatagimdan.. sadece vücudunu hissetmek icin yataga girmistim, tenin dokunusunu, birazda olsa birbirimize dokunarak  yatakta uzanmistik, o uyudu, bense düsünceler arasinda  uyanik kaldim..



saklambac

saklaniyorum,  en azindan saklanmaya calisyorum,, aklimi kaybetmek üzereyim.. insalarin beni bu sekilde görmesini istemiyorum… ama bir sekilde karsilasiyorum insanlarla, arkadaslarla, yolda, caddede, evde, ve isde…  soguk davraniyorum onlara, kibar davraniyorum, cok hassasim. en azindan karsilasinca  sakinim .. baskasinin gözünden kendime bakiyorum, onlarin gözünden,, durum pek ic acici görünmüyor, söyledigim bir söz yada bir tepki bendeki degisikleri anlamalarina yol acioyr, suratlar asiliyor yada merakli gözlerle bana bakiyorlar… insanlarin gözünden kendini görmek cok Garip... ve hep o düs kiriklariyla nasil onlari biraktigimi düsünuyorum..

oysa hersey güzel olabilirdi, hersey uyum icinde ilerlyebilirdi… cok mu dagitiyorum kendimi, cok mu daginik ve düzensiz yasiyorum… cok mu düsünüyorum yada bazi konularda hic mi düsünmüyorum..  ceveplardan ziyade sorular bu anlamda daha rahatlatici.. rahatlamaya ihtiyacim var sanirim.. yada  en azindan böyle düsünmek rahatlatici.
tarih 20 ocak 2019. bir not düsüyorum bu sayfaya… kendim düstügüm gibi… son zamanlarda pek konusmadigimi fark ettim.. genelde sesiz, olan biteni izliyorum.. gülümsüyorum. beni etkileyecek birsey yok mus gibi duruyor, belki bu yüzden fazla sakinim insanlarla… insanlrin bakisi beni rahatsiz eden.. bana kacamak bakislarla bakmalari… acaba ne geciyor iclerinden.. belki birisinin beni kollarimdan tutu silkelemesine ihtiyacim var.. kacmak en iyi cözüm ve yapiyorumda.,, kacmamak icin birisinin beni tutmasini istiyorum, gözlerimin icine bakmasini,, gözlerini dikip bana saatlerce bakmasini.. ozaman aglayabilirim sanirim, ozaman icimdeki korku  ve endise göz yaslarima karisabilir..  en son gün asik olmakan korktum, kendimi kaptirmaktan,, sevisirken bir melekle onu birakip gittim.. en azindan bu Güclü duyguyu bir sekilde baska bi yöne cevirdim… benimle mutlu oldugunu söylüyor en son mesajinda.. beni takdir ettigini ve ve ve.. görüsmek istedigini söylüyor,  Düzgün olamayan ingilzcemle anladigim kelime Takdir… ben bu Kadar korkarken acaba beni neden takdir ediyor…  hayatim ellerimde  ve ben ne yöne gidecegini bilmeyen biri olarak ortada duruyorum..
dün aksam inanciz insanlari düsündüm.. ne Kadar zor bir tanriya inanmamak, ve bütün kararlari senin vermeni beklemek… ve ben hayatmda hic hissetmedigim gibi, belirsizliklerin ortasinda  ne yapacagimi bilmeden gecen zamana üzülüyorum..


hayallerim ve gercekler


nasil mi fark ettim, arasindaki farki.. bir yilbasi sonrasi evimde dört dönerken..

hayeller gözümün önünden akiyor ve ben hep ayni yolda devam ediyorum, gittikce yoldan  cikarak..
icimdeki bazi seyleri durdurmak imkansiz...

ani bir degisim dalgasiyla,  carpismaninda etkisiyle kücük bir yariktan gerceklere bakiyorum...

gec  mi kalinan adimlar ve yanlizliklar.. kendimi begenmiyorum, kendime iskence yapmak niyetinde degilim..
 isin ilginc kismi bunlari yaparken farkina varmam, tam o sirada ikinci mahir bana bakip eminmisin, yada iyi olmuyacagini söylüyor, diger bir mahirde  cocuksu görünerek ne olcak diyor,, hersey güzel ...


iste hayellerim ve gereceklerin arasina sikistigim o anlardan birisi ..

viskiyi yudumlamaya devam ediyorum ve beklenen oluyor, diger mahir hakli cikiyor ve hersey buzsu bir soguklukla sona eriyor.. üsüyorum mu ne.. belki bir sevgi ihtiyaci icinde.. biaraz olsun sevgi.. biraz olsun kollarinda dinlenme.. kücük mahir cocuksu, diger mahir terketmis bir halde yanliz kaliyor.






modernizmin sesi

neden  mi- neden neden elestirisi.
duygulari ifade etmedeki yanlizliklar. ifade boslugu..

bir klasik müzik orkestrasi...


kurallar üzerine düsünceler..

aa odada yanliz uyaniyorum- yada kiyafetlerimi coktan giymis, kahve ve sigaami hazirlamis- odanin ortasinda radiohead dinlyioum.. belki gitar sesleri beni sakinlestirir.. bilmiyorum. aslinda cok sakin görünüyorum. en azindan sadece parmaklarim oynuyor.

gelecekde bir gün gelcek, ya gecmis... gelecek mi tekar...
biraz canlandirmaya calisalim gecmisi,, bu sarki.. bir video.. bir astronat.. yumsak ve sakin bir skeilde ay yüzeyinde ziplayarak ilerliyor..

hersey yumsak.. evet yillar önce bu sarkida bu videyou hazirlarken simdi bu sarkiyi diyliyorum ve video hala gözlerimde.. degisen sey sarkiinin adi: video tape..

en azindan elimde karsimda video tapler duruyor.. yillar sonra kendine ait vhs kaseteri izleme imkanim var..  cok yllalr önce arkdasimin video calarini bozarken ve bir daha calismazken,,

 yine ayni sekilde ve ama bu sefer kasetleri bozarak gecirdigim günler ve kasetlerim karsimda duruyoralar..
degisen bir sey yok gibi..   cektigim videoyu kaybettim, aslinda hic taamlanamamis bir proje olarak duruyor. o zaman bir ay atronut bulalaim..

sevgiyle.. görüsmek dilegiyle...




günaydin

bir cerceve görüyorum.

bana anlatilani yasiyorum..
bir kapidayim ve giremiyorum. aslinda ben girebilriim ama arakdaslarimi bekliyorum.... ve girmek istemiyorlar...

dönüyoruz bir eve gidiyoruz, kendi evim gibi hissetmedigim..
uzaniyoruz ve uykulara daliyoruz, yan yana uyumanin tek sevinci ortamizda duruyor, yanliz olmak yada hep brilikte olmak isterken, icimi isitiyor.. kapi aklmda ve mesajlar geliyor ve bense artik cok uzagim. kirilganlik ve saskinlik üzerimde..

uyuyorum, sevgilim eve giriyor, oturma odasinda bir kizla uyurken, yan yana uzanirken, dedigim gibi yanliz degiliz, ucuncu kisi diger taraftauyuyuyor.. uyaniyorum . uyur gubu yapip, yatagimi degistiriyorm.
o yatakta yanlizim, sevgilim geliyor,kocaman bir yatak ve birbirimize kavusamiyoruz..
sabah oluyor. uyaniyorum,

b







biz
buz
bizim gibi
buzun sicakligi
üsümekten terleyen  atesi cikan ben
su isteyen.