gece ve ben

Tüm bunları yazabilmek icin...

Gecenin sonunda elimde bir sigara
masumca oturuyorum, mutlu hissediyorum, hemde çok mutlu.. bir yilbasi hediyesi aldim desem, daha şimdiden..  Güsel gecen bir konser, kendimle ilgili kendime söylediklerim, suan sadece tadını cikartiyorum...)

gecen gün düşünüyorum, ne kadar küçük ekranlarda görsel yapıyorum diye,  ve istediğin seylere dikkat et diyordum,  ve bugün daha büyük bir  ekranla calistim. o sirada bir telefon , sehirin baya büyük tiyatronsuun ön-cephesine görsel yerleştirmem icin aradalar.  gercekten büyük bir ekran benim icin..

23 nisan çocuğu gibi coşkuluyum,

nese doluyor insan...






gece ve ben


gecede durmuşuz, 
geceyle ben
gece bir siir işçi, 
ben icici.

gece ve ben

birde sabahın dördü.. böyle baslmak istememiştim cümleme ama döndü durdu tekrar bilinç atımdan cikti.


yatakan kalkıyorum, kafamda kendimle ilgili düşünceler , iyi hissediyorum, yataktan kalkarken yapmicam dediğim herseyi yapıyorum,
 bir sigar sarıyorum ve bilgisayarimi açıyorum, tüm bunları yazabilmek icin..

hayatim ve ben ve 40 yasim ve yasanlara dair..

Çok ok derin bir konu bir anda aklıma girip , suan parmaklarimin ucundan yazıya dökülüyor.

icim bir tuhaf oldu desem, 40 in sadece bir sayıdan ibaret oldugunu söyledi gecenlerde yaşlı ve tatlı bir teyze...

hakli bir anlamda  ve bir anlamda birseylerin ortasında olmak fikride ağır basıyor, ister istemez bazı sorgular geçiriyor icinde, yasananlara dair ve suanda yasananlara dair..  her zaman bu bilincle hareket etmekte sinirliyor insani, büyüdün sunu sunu yapamazsın gibi bir sınırlama, en kaba tabirle, kocaman adam oldun hala  bazı seylerin pesinden koşuyorsun

kapalı konuştuğum icin affedin bende kendime karşı cok açık degilim ve belki bir süre sonra tekrar acili yaşamlarım kendime ve size.. siz ve ben mi var canim diye espride yapmak isterdim.

Hala bir kapalılık devam ediyor, neyse ben devam edim..

ve ben.. tuhaf hissedigimi söylemeliyim, beklemediğim bir yas desem belki komik olabilir ama 39 yıl sonra hala bunu düşünmemek dahada komik olabilir, o yüzden komik bir tuhaflık yasadigimi söyleyebirim suanki yasimda.. ne mi degisti ?

bir arkadaşım ne istedin de olmadı diye sordu, ben bu halimi, krizimi  anlatırken... durup durup bunu düşünüyorum .. yurtdisina gitmek istiyordun gittin, isini değiştirmek istiyordun değiştirdin, dünyanın her yerinde seni seven insanlar var.. daha ne istiyorsun mahir diye sormuştu..  gülmüştüm.. hala hatirladikca gülüyorum...




Ne

kelimeler arasında
uçurum kenarında  bir dal
salkım söğüt
tenefüs arasında buluşmalar.


uçurtmam


uçuyorum bir aksam...

gece sabahlıyorum bir kaldırım kenarında, bir sacağın altında..

masumca yağmuru izliyorum..








bir pazar

evet bir sonbahar pazarı..
yine soğuk ve yine bir bas dönmesi sonrası yataktan çıkmakla
kahve ve sigara arasında kalmakta cabası

gizli
gizlenmis, saklanmis, arkada kösede…

Kelimeler

safak sökmek üzere..

biarazdan uyumuaya yatamaga gidicem…

gece

yanasimali karanlik

ohh be dünya varmis diye basyalan bir cümleyle cümleme baslamak isterdim..

Uyaniyorum

uyaniyorum, uyumadugum yatagimdan.. sadece vücudunu hissetmek icin yataga girmistim, tenin dokunusunu, birazda olsa birbirimize dokunarak  yatakta uzanmistik, o uyudu, bense düsünceler arasinda  uyanik kaldim..



saklambac

saklaniyorum,  en azindan saklanmaya calisyorum,, aklimi kaybetmek üzereyim.. insalarin beni bu sekilde görmesini istemiyorum… ama bir sekilde karsilasiyorum insanlarla, arkadaslarla, yolda, caddede, evde, ve isde…  soguk davraniyorum onlara, kibar davraniyorum, cok hassasim. en azindan karsilasinca  sakinim .. baskasinin gözünden kendime bakiyorum, onlarin gözünden,, durum pek ic acici görünmüyor, söyledigim bir söz yada bir tepki bendeki degisikleri anlamalarina yol acioyr, suratlar asiliyor yada merakli gözlerle bana bakiyorlar… insanlarin gözünden kendini görmek cok Garip... ve hep o düs kiriklariyla nasil onlari biraktigimi düsünuyorum..

oysa hersey güzel olabilirdi, hersey uyum icinde ilerlyebilirdi… cok mu dagitiyorum kendimi, cok mu daginik ve düzensiz yasiyorum… cok mu düsünüyorum yada bazi konularda hic mi düsünmüyorum..  ceveplardan ziyade sorular bu anlamda daha rahatlatici.. rahatlamaya ihtiyacim var sanirim.. yada  en azindan böyle düsünmek rahatlatici.
tarih 20 ocak 2019. bir not düsüyorum bu sayfaya… kendim düstügüm gibi… son zamanlarda pek konusmadigimi fark ettim.. genelde sesiz, olan biteni izliyorum.. gülümsüyorum. beni etkileyecek birsey yok mus gibi duruyor, belki bu yüzden fazla sakinim insanlarla… insanlrin bakisi beni rahatsiz eden.. bana kacamak bakislarla bakmalari… acaba ne geciyor iclerinden.. belki birisinin beni kollarimdan tutu silkelemesine ihtiyacim var.. kacmak en iyi cözüm ve yapiyorumda.,, kacmamak icin birisinin beni tutmasini istiyorum, gözlerimin icine bakmasini,, gözlerini dikip bana saatlerce bakmasini.. ozaman aglayabilirim sanirim, ozaman icimdeki korku  ve endise göz yaslarima karisabilir..  en son gün asik olmakan korktum, kendimi kaptirmaktan,, sevisirken bir melekle onu birakip gittim.. en azindan bu Güclü duyguyu bir sekilde baska bi yöne cevirdim… benimle mutlu oldugunu söylüyor en son mesajinda.. beni takdir ettigini ve ve ve.. görüsmek istedigini söylüyor,  Düzgün olamayan ingilzcemle anladigim kelime Takdir… ben bu Kadar korkarken acaba beni neden takdir ediyor…  hayatim ellerimde  ve ben ne yöne gidecegini bilmeyen biri olarak ortada duruyorum..
dün aksam inanciz insanlari düsündüm.. ne Kadar zor bir tanriya inanmamak, ve bütün kararlari senin vermeni beklemek… ve ben hayatmda hic hissetmedigim gibi, belirsizliklerin ortasinda  ne yapacagimi bilmeden gecen zamana üzülüyorum..


hayallerim ve gercekler


nasil mi fark ettim, arasindaki farki.. bir yilbasi sonrasi evimde dört dönerken..

hayeller gözümün önünden akiyor ve ben hep ayni yolda devam ediyorum, gittikce yoldan  cikarak..
icimdeki bazi seyleri durdurmak imkansiz...

ani bir degisim dalgasiyla,  carpismaninda etkisiyle kücük bir yariktan gerceklere bakiyorum...

gec  mi kalinan adimlar ve yanlizliklar.. kendimi begenmiyorum, kendime iskence yapmak niyetinde degilim..
 isin ilginc kismi bunlari yaparken farkina varmam, tam o sirada ikinci mahir bana bakip eminmisin, yada iyi olmuyacagini söylüyor, diger bir mahirde  cocuksu görünerek ne olcak diyor,, hersey güzel ...


iste hayellerim ve gereceklerin arasina sikistigim o anlardan birisi ..

viskiyi yudumlamaya devam ediyorum ve beklenen oluyor, diger mahir hakli cikiyor ve hersey buzsu bir soguklukla sona eriyor.. üsüyorum mu ne.. belki bir sevgi ihtiyaci icinde.. biaraz olsun sevgi.. biraz olsun kollarinda dinlenme.. kücük mahir cocuksu, diger mahir terketmis bir halde yanliz kaliyor.






modernizmin sesi

neden  mi- neden neden elestirisi.
duygulari ifade etmedeki yanlizliklar. ifade boslugu..

bir klasik müzik orkestrasi...


kurallar üzerine düsünceler..

aa odada yanliz uyaniyorum- yada kiyafetlerimi coktan giymis, kahve ve sigaami hazirlamis- odanin ortasinda radiohead dinlyioum.. belki gitar sesleri beni sakinlestirir.. bilmiyorum. aslinda cok sakin görünüyorum. en azindan sadece parmaklarim oynuyor.

gelecekde bir gün gelcek, ya gecmis... gelecek mi tekar...
biraz canlandirmaya calisalim gecmisi,, bu sarki.. bir video.. bir astronat.. yumsak ve sakin bir skeilde ay yüzeyinde ziplayarak ilerliyor..

hersey yumsak.. evet yillar önce bu sarkida bu videyou hazirlarken simdi bu sarkiyi diyliyorum ve video hala gözlerimde.. degisen sey sarkiinin adi: video tape..

en azindan elimde karsimda video tapler duruyor.. yillar sonra kendine ait vhs kaseteri izleme imkanim var..  cok yllalr önce arkdasimin video calarini bozarken ve bir daha calismazken,,

 yine ayni sekilde ve ama bu sefer kasetleri bozarak gecirdigim günler ve kasetlerim karsimda duruyoralar..
degisen bir sey yok gibi..   cektigim videoyu kaybettim, aslinda hic taamlanamamis bir proje olarak duruyor. o zaman bir ay atronut bulalaim..

sevgiyle.. görüsmek dilegiyle...




günaydin

bir cerceve görüyorum.

bana anlatilani yasiyorum..
bir kapidayim ve giremiyorum. aslinda ben girebilriim ama arakdaslarimi bekliyorum.... ve girmek istemiyorlar...

dönüyoruz bir eve gidiyoruz, kendi evim gibi hissetmedigim..
uzaniyoruz ve uykulara daliyoruz, yan yana uyumanin tek sevinci ortamizda duruyor, yanliz olmak yada hep brilikte olmak isterken, icimi isitiyor.. kapi aklmda ve mesajlar geliyor ve bense artik cok uzagim. kirilganlik ve saskinlik üzerimde..

uyuyorum, sevgilim eve giriyor, oturma odasinda bir kizla uyurken, yan yana uzanirken, dedigim gibi yanliz degiliz, ucuncu kisi diger taraftauyuyuyor.. uyaniyorum . uyur gubu yapip, yatagimi degistiriyorm.
o yatakta yanlizim, sevgilim geliyor,kocaman bir yatak ve birbirimize kavusamiyoruz..
sabah oluyor. uyaniyorum,

b







biz
buz
bizim gibi
buzun sicakligi
üsümekten terleyen  atesi cikan ben
su isteyen.

bana ve sana



icimdeki bosluk
icimdeki sessizlikk
icimdeki kelimler
icimdeki düsünceler
icimdeki konusmalar
icimdeki gülüsler
icimdeki masumuiyet ve düs kiriklari
canimi acitirmis gibi görünsede,
sesizligim bana dokunmasini engelliyor.

hep


hep sensiz olmak
hep senle olmak
bir arada bir kenarda
istediginde yaninda olamamak
istediginde..